Yaşamımızı devam ettirmek için beslenmeye ihtiyacımız var. Bu besinlerin enerjiye dönüşmesi için de kimyasal reaksiyonlara. Bu kimyasal tepkimelerin vücudunda gerçekleşmesi için enzim adını verdiğimiz bazı maddelere ihtiyaç var. Ancak bu enzimler de bazen yardımcılara ihtiyaç duyarlar. Bu yardımcılar da koenzim olarak adlandırılır. Enzim ve koenzim birlikteliği besin-enerji tepkimesinin yanı sıra başka birçok tepkimede de kendini gösterir. Ayrıca bu tepkimeler sırasında serbest oksijen radikalleri adını verdiğimiz maddeler ortaya çıkar. Tepkimeler sırasında ortaya istenmeden çıkan bu maddeler kanserden tut da bir çok kronik hastalığa yol açabilir. Q10 bu maddelere karşı savaş veren doğal bir antioksidandır. 


Koenzim Q10 üzerine ilginin çekilmesi 1961 yılında yayımlanan bir araştırma ile başladı. Bu yazının yazarları kanserli kişilerin kanlarında koenzimQ10 değerlerinin düşük olduğunu ifade ettiler. Bu kanser tipleri arasında meme, prostat, akciğer, pankreas, böbrek ve baş-boyun kanserleri vardı. Bu da ön planda bu maddenin kanserden koruyucu olabileceği fikrini doğurdu. Kanserli hastaların tedavileri sırasında koenzim-Q10 kullanıldığında kemoterapinin daha iyi sonuç verdiğinin gösterilmesi de bu maddenin ününü iyice arttırdı. Özellikle meme kanseri olan kadınlarda yapılan çalışmalarda alınan iyi sonuçlar benzer görüşleri destekledi. Bunun yanı sıra kanser tedavisi sırasında kalp üzerine yan etkisi olan ilaçlar kullanıldığında koenzim Q10’un kalbi koruduğu yönünde bulgular elde edildi. 


Koenzim Q10 aslında vitamine benzeyen bir maddedir. Her hücrede bulunur. Bazı yiyeceklerde de vardır. Bu yiyecekler arasında yürek, ciğer, böbrek gibi hayvansal gıdalar, soya yağı, sardalye ve fıstık yer alır.  


Koenzim Q10’un özellikle kalp hastalıklarında da yararlı olabileceğikonusunda görüşler vardır. Kalp yetersizliği olanlarda da kalp fonksiyonlarını iyileştirdiği yönünde bulgular teyit edilmektedir. Son yıllarda bir kaç çalışmanın bir araya getirildiği ve incelendiği bir çalışma koenzim Q10 alan kalp yetmezliği olan hastalarda kalp pompa gücünün arttığını göstermektedir. Ancak bu hastaların koenzim Q10 kullanmaya başlamadan önce doktorları ile görüşmeleri şarttır. Kalp bypass’ı geçiren hastalarında ameliyat sonrası koenzim Q10 kullandıkları takdirde ameliyat sonrası dönemleri daha rahat geçirdiği gösterilmiştir. 


Koenzim Q10 kullanımı hastalıklarla sınırlı değil. Bu konuda çalışmalarını sürdüren araştırıcılar sağlıklı yaşlanmanın sırlarından birinin bu molekülde saklı olduğunu iddia ediyorlar.  Kısa bir zaman önce batı ülkelerinde özellikle 40 yaş üzerinde sağlıklı kişilerin pek çoğu koenzim Q10 kullanmaya başladı. Bunun altında yatan neden de koenzim Q10’un hücrenin enerji kullanımını verimli hale getirmesinden kaynaklanıyor. Bu görevi de mitokondriler üzerinden yapıyor ki bunlara da hücrenin jeneratörleri denebilir. Son yıllarda koenzim Q10’un cilt koruması açısından da ne kadar etkin olduğu çalışılmaya başlandı ve kremlere bile girdi. 


Sonuç olarak vücudumuzda üretilen ama dışarıdan da alma şansımızın olduğu koenzim Q10 kanserle savaşta, kalp hastalıklarında ve enerjide oldukça etkin görünüyor ama çalışmalar bu konu hakkında bilgilerimiz daha aydınlatacak gibi görünüyor. 

kolay egzersiz

Diyeti Destekleyecek
Egzersiz Önerileri

daha fazla

E-BÜLTEN

Tarafıma ileti gönderilmesini istiyorum. Detaylar için tıklayınız Bayer Türk Kimya Sanayi Limited Şirketi tarafından, yukarıda yer alan iletişim bilgilerime tanıtım, pazarlama, reklam, promosyon gibi amaçlarla ticari elektronik ileti gönderilmesini, bilgilerimin bu amaçla kullanılmasını ve üçüncü kişilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.